Bu Sayfayı Paylaş
ShareThis Facebook Tweet Google Email

Makale Hiyerarşisi
Makaleler ana sayfası » Makaleler » VAKIFTA KONFERANS

VAKIFTA KONFERANS
Saygıdeğer konuklar, değerli hemşerilerim, sevgili gençler;
Bugün burada bizzat kurucusu olduğum ve bundan da yaşamım boyunca yapmak isteyip de kuruluşunu gerçekleştirebildiğimiz, KADİRLİ EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI’mızın organizasyonu ile bir araya gelerek, sizlere hitap etmenin hazzını yaşıyorum. Hepiniz Kadirli aile ocağımıza hoş geldiniz…
KADİRLİ AİLE OCAĞIMIZ dedim…! Bu sözcüğü özellikle kullandım. Çünkü bu vakıf; herkesin dertlerinin paylaşıldığı, sorunlarının konuşulup çözüm yollarının araştırılarak kanalize edildiği, kimsesizlerin kimsesi olan bir arayış ve dayanışma kapısıdır… Bu kapıyı biz açtık, sizlere araladık, sizler de açık tutarak yaşatacaksınız…
Vakfımızda çok sorunlar olmuştur. Bugün de vardır. Yarın da olacaktır…!
Ancak, sorunların çokluğu ve büyüklüğü hiç önemli değildir. Asıl sorun; sorunları üstlenen kişilerin ‘niyet ve yetenekleridir’..! ‘ÖNÜNÜ GÖREMEYENLERİN VE YARININ SESİNİ DUYAMAYANLARIN, BUGÜNÜN SORUMLULUĞUNU ÜSLENMEYE HAKKI YOKTUR, OLMAMALIDIR…! Çünkü, bu zaman kaybından başka bir şey kazandırmaz… Vakfı yönetmek, UYUM İSTER, ZAMAN UĞRAŞ VE ÖZVERİ İSTER… Çalışma gayreti olmayan, zamanını ayıramayan, fikri ve niyeti değişmeyenler; sadece ve sadece ÖLÜLERLE DELİLERDİR…!
Bilgenin dediği gibi; “IŞIĞI GETİREN HOEREUS’A TEŞEKKÜRLER AMA, O LAMBAYI SABIRLA TAŞIYAN UŞAĞI DA UNUTMAYALIM…! “ Evet, işte o ışığı sabırla, özveriyle taşımaya gönüllü olanlar ancak vakıfta bir aşama ve yaratıcılık kaydedebilirler. Aksi halde hiçbir icraat göstermeden, sadece vakıf yönetiminde görüntü olmaya çalışanlar; kendi bireysel egolarını tatmin etmekten başka bir şey yapmayanlardır… Sonra bu insanlara sormazlar mı..!?; “ÜSLENDİĞİN BU GÖREVDE NE GİBİ BİR İZ BIRAKTIN…?” Unutmayalım ki, herkesin kolayca ‘BİR ŞEY’ olduğu yerde, hiç kimse ‘BİR ŞEY’ değildir…!
Bu vakfın temel organlarından birisi de, DANIŞMA KURULU’dur. (ONUR KURULU) Yıllardır bu kurul niye çalıştırılmaz merak ederim…! Acaba yönetime gelenler, bir kez olsun vakıf senedini ve senette yapılan yasal değişikliklerle, şimdiye kadar alınmış olan (12 yıl) yönetim kurulu kararlarını hiç inceleme ve okuma zahmetini gösterdiler mi…? Eğer okurlarsa, inanıyorum ki bilgileri ve vizyonları artacaktır. Çünkü, BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLUNMUYOR…! Fikir sahibi olmadan da, ÜRETİM VE YARATICILIK OLAMIYOR…! Bir Türk özdeyişine göre; “AKIL BİR AT’DIR, DİZGİNİ ARİFİN ELİNDE GEREK…!”
Değerli arkadaşlarım, Fransa imparatoru Napolyon; başarılı bir seferden dönüşünde ordusu ile birlikte Paris’e geldiğinde; Paris halkı büyük bir coşku ve sevinç
Gösterileriyle karşılar… Caddelere taklar kurulmuş, cadde boyları hınca hınç insan seliyle dolmuş, Napolyon ve ordusunu çılgınca alkışlamaktadırlar. Bu esnada yaşlı bir ihtiyar, kalabalığı yararak Napolyon’a doğru gelmek ister. Ancak, orada büyük bir arbede yaşanmaktadır. Bu karışıklıkta yaşlı ihtiyar Napolyon’un dikkatini çeker ve ‘BIRAKINIZ GELSİN’ diye talimat verir… Yaşlı ihtiyar Napolyon’a doğru gelirken, Napolyon ordusuna dönerek; “DİKKAT FRANSA GELİYOR…!” diye komut verir. Gelen yaşlı ihtiyar; Napolyon’un ÖĞRETMENİDİR…
Evet, bugün 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNܒdür…! Başta, BAŞ ÖĞRETMEN Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, Hakkın rahmetine kavuşmuş, EĞİTİM ORDUSU’nun o güzide şahsiyetlerini sayğı ile, şükranla ve rahmetle anıyoruz. Bugün de bu ulvi görevi ilkelerinden ödün vermeden, sabırla, gayretle ve başarıyla sürdüren ‘ÖĞRETMEN GİBİ ÖĞRETMENLERİN’de ‘ÖĞRETMENLER GÜNÜNܒ içtenlikle kutluyor, sağlık ve esenlikler diliyoruz…
Değerli dostlarım, bugün okullarda okutulan ve toplumda da bir hayli itibar gören, DİN KÜLTÜR VE AHLAK dersi hocası sınıfa girer ve sözlü sınav yapacaktır… Bir çocuğu derse kaldırır ve “SÖYLE BAKALIM OĞLUM, ADIN NE” der. Çocuk ayağa kalkar ve adım FATİH hocam der. Hoca, “PEKİ OKU BAKALIM ŞU FATİHA SURESİNİ” der. Çocuk sureyi hatasız sular seller gibi okuyunca hoca, “aferin oğlum otur 10” diye notunu verir. Sonra başka bir kız öğrenciyi derse kaldırır ve “”SÖYLE BAKALIM KIZIM SENİN ADIN NE” der. Kız da ayağa kalkarak, “ adım KEVSER hocam der. Hoca, “PEKİ OKU BAKALIM ŞU KEVSER SURESİNİ” der. Kızımız da sureyi hatasız okuyunca hoca; “aferin kızım otur 10” diye notunu verir. Bu arada çocuğun biri arkadaşlarının arkasına doğru gizlenmeye çalışırken, hocanın dikkatini çeker… Hoca, “NE SAKLANIYORSUN OĞLUM KALK BAKALIM AYAĞA, ADIN NE SENİN” deyince çocuk, süklüm püklüm yavaşça ayağa kalkarken “HOCAM BENİM ADIM YASİN AMA BANA KISACA SÜBHANEKE DERLER, İSTERSENİZ HEMEN OKUYAYIM” der…!
Evet arkadaşlar, çağımız bilgi çağıdır. Herkes bildiği kadar düşünür ve konuşur. Ancak, bilgi sonsuzdur… EĞİTİM ise; YAŞAMAKTIR, AMELİ UYGULAMADIR… Bilgiyi her yerden alabilir, bulabilirsiniz ama, EĞİTİMİ sadece yaşayanlardan ve yaşayarak alabilirsiniz…!
Eğitim ordusunun duayenlerinden SELİM SIRRI TARCAN; 1939 yılında İzmir lisesinde verdiği bir konferansta şöyle der; “HAYAT DOĞUMLA BAŞLAYAN, ÖLÜMLE BİTEN BİR OKULDUR… ORADA HERKES HEM ÖĞRENCİDİR, HEM DE ÖĞRETMENDİR” Selim Sırrı TARCAN, yine aynı konferansında; 2 yıl İskandinav ülkelerinden İSVEÇ de kaldığını ve bizim halkımızla İskandinav ülkelerinin kültür farklılıklarını dile getirirken, şöyle bir örnek verir..! “BİR İSVEÇLİ, YOLDA YÜRÜRKEN BİR SAAT BULSA, ONU HEMEN YERDEN ALIR VE GÖRÜLEBİLECEK BİR ŞEKİLDE YOL KENARINDA BİR DUVARIN ÜSTÜNE KOYAR VE YOLUNA DEVAM EDER… BİR FİNLANDİYALI İSE; BULDUĞU O SAATİ HEMEN YERDEN ALIP KURAR VE HERKESİN GÖREBİLECEĞİ BİR ŞEKİLDE YOL KENARINDA BİR DUVARIN ÜSTÜNE KOYAR VE YOLUNA DEVAMEDER…! (A.Tarık TAHİROĞLU-84)
Acaba bu olay bizde olsa ne yapardık diye düşünecek olursak; SANIYORUM Kİ, HERKES ALDIĞI EĞİTİME GÖRE KENDİNCE BİR UYĞULAMA YAPACAKTIR diye düşünürüm…!
Sevgili gençler; hayatınızın eşiğindesiniz. Gerek okul hayatınızda gerekse yaşam koşullarınızda maddi ve manevi birçok sorunlar yaşadığınızı biliyorum. Bunlardan korkmayın ve sorunları aşmak için onurlu ve azimli olun… Kolaycılıktan kaçının. KİŞİ RAHATINDAN FEDAKARLIK ETMEZ İSE, GÜN GELİR ONURUNDAN FERAGAT ETMEK ZORUNDA KALABİLİR…! Kolaycılık sizi atıl ve tembel yapar… Yaşamınız boyunca da kolaycılığı arar hale gelirsiniz. Zaman içinde bu haliniz sizi zayıf karakterli ve kişiliksiz kılar… Onun için doğruluktan şaşmayın, çalışkan ve mücadeleci olun… Devir adamı geçinenlere karşı mesafeli olun… Hayatta aşılamayacak sorun yoktur. Her sorununuzu aştığınızda, kendinizi bir fetih kazanmış gibi hissedeceksiniz… Bakınız, M. GANDHİ ne diyor; “ENGELLERE KATLANMAM, SABIR GÜCÜ İLE YORULMAM, ZAFERLERİMİN KAPISI OLMUŞTUR…!” der. Zorluklar, aynı zamanda yaratıcılığın kaynağı, başarının da okuludur. İnsanlar içinde bulundukları koşulların gereği olarak mücadele ederler ve yaşayabilmek için de dirençli, inatçı ve dinamik olurlar… Dirençli ve dinamik olmak ise, sağlıklı düşünmeyi ve zekanın da gelişmesini sağlar…!
Bakınız, yöremizde yaşanmış bir hikayeyi anlatayım size..! Malûm haftada bir gün Kozan’ın pazarı vardır. Dağ kolu köylerinden iki köylü, zor koşullarda üretebildikleri nohut, mercimek, yağ, peynir vs. yi eşeklerine yükleyerek, saatlerce yol kat ederek pazarda satarlar. İhtiyaçları olan çay, şeker, tuz, bez, sabun vs. yi alarak eşeklerine yükleyip tekrar köylerine dönmek üzere yola koyulurlar. Bu arada Feke Tufanbeyli arasında Bakır dağı eteklerinden, İskenderun Demir Çelik fabrikasına kamyonlarla linyit kömürü taşınmaktadır. Kamyonlar gelirken kömür yüklü, giderken boş dönerler… Kadirli ‘li bir kamyon şoförü o ıssız dağ yollarında boş kamyonla yol alırken yalnız başına sıkılır… Eşekleri ile giden köylüleri görünce kamyonu durdurur ve nereye gittiklerini sorar. Aynı yöne gittiklerini öğrenince; “GELİN EŞEKLERİNİZİ KAMYONUN ÜSTÜNE BİNDİRELİM, SİZ DE ŞÖFÖR MAHALLİNE BİNİN, KONUŞA KONUŞA GİDELİM” der. Köylüler şöyle bir düşünürler, daha 3-4 saat yol gitmeleri gerekiyor, zaten çok da yorgundurlar… Şoföre dönüp, “PEKİ GARDAŞ NE VERECEĞİZ” diye sorarlar. Şoförün öyle bir niyeti yok ama, sırf gır gır olsun diye; “EŞEKLERİNİZ KAMYONUN ÜSTÜNDE GİDECEĞİ İÇİN 1 LİRA, SİZ DE ŞÖFÖR MAHALLİNDE GİDECEĞİNİZ İÇİN 2 LİRA VERİRSİNİZ” der… Razı olurlar ve kamyona binip konuşa konuşa yola devam ederler. Bir süre sonra, köylüler aralarında fiskos etmeye başlarlar ve şoföre dönerek; “DUR HELE GARDAŞ DUR” derler.! Şoför arabayı durdurur, el frenini çeker ve “HAYIRDIR NE VAR NE OLDU?” deyince köylüler; “GARDAŞ SEN BİZE NE DEDİN, EŞEKLERİMİZ KAMYONUN ÜSTÜNDE GİTSİN 1 LİRA, SİZDE ŞÖFÖR MAHALLİNDE GİDERSİNİZ 2 LİRA VERİRSİNİZ DEMEDİN Mİ..?” Şoför, “EVET ÖYLE DEDİM” “GARDAŞ BİZ ŞÖFÖR MAHALLİNDE GİTMEYİZ, KAMYONUN ÜSTÜNDE EŞEKLERİMİZİN DE ÜSTÜNE BİNERİZ ÖYLE GİDERİZ, 1 LİRA VERİRİZ, 2 LİRA DA CEBİMİZDE KALIR…!” deyince; şoför kahkahayı basar… Neden sonra şoför bu yaratıcı zekâ karşısında; “KARDEŞİM BEN SİZDEN DE EŞEKLERİNİZDEN DE PARA PUL İSTEMİYORUM, BANA YOL BOYUNCA KONUŞACAK ARKADAŞ LÂZIM…” diyerek köylüleri rahatlatır.
Bu hikayede de görüleceği gibi, yokluk ve geçim koşullarının zorlaması, insanları nasıl mücadeleci ve zekice düşüncelerle yaratıcı yapabiliyor..! Unutmayalım ki, UÇURTMALAR RÜZĞARIN GÜCÜ İLE DEĞİL, BU GÜCE KARŞI DİRENDİKLERİ İÇİN YÜKSELİRLER..!
Değerli dinleyiciler, bu günkü konuşmamda sizlere KISSADAN HİSSE, bazı mesajlar vermeye çalıştım… Bir Tibet özdeyişi vardır; “SÖZLER SU KABARCIKLARIDIRLAR, İŞLER İSE, ALTIN DAMLALARIDIRLAR…” Onun için Hz. Ali; “BAŞKALARININ BEDEL ÖDEDİKLERİNE BEDEL ÖDEMİYELİM, SADECE BEDEL ÖDENMİŞLERE BAKARAK İBRET ALALIM..!” demiştir. İşte, gerçek eğitimin yolu bu ibretleri fark edip, ders almaktan geçiyor...! Ne kadar çok şey öğrenir, öğrendiklerimizi de ne kadar hayata geçirirsek, gerek kendimiz için gerekse toplum ve insanlık için o denli yararlı olabiliriz…!
Ancak, şunu da unutmayalım ki; SINIRLI YAŞAMIMIZDA, ÖĞRENMEYE ÖMÜR YETMİYOR, UYGULAMAYA DA ZAMAN YETMİYOR…!


S A Y G I L A R I M L A

Mustafa KIREKER *
KADİRLİ EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI
Kurucu ÜYESİ

Yorum
Henüz yorum yazılmamış.

Yorum yaz
İsim:

Doğrulama Kodu:
Doğrulama Kodu



Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Oy verebilmek için lütfen üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.

Saat

Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın



Kısa Mesajlar
Mesaj göndermek için giriş yapmalısınız.

09-04-2019 08:34
31 Mart'ta yapılan muhtarlık seçimlerinde Köyümüzün muhtarı seçilen Gürhan SARIAKÇALI ve ekibine hayırlı olsun dileklerimizle başarılar dileriz...

09-04-2019 08:31
Türk Polis Teşkilatının 174. kuruluş yıldönümü kutlu olsun.

18-03-2016 13:42
Bu toprakları vatan yapan tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz...

31-12-2015 10:12
Yeni yılınızı kutlar, 2016 yılının size ailenize ve Büyük Türk Milletine esenlikler getirmesini dilerim...

16-10-2015 21:15
Biraz gecikmelide olsa 2015 yılı Kurban Bayramı resimlerimizi yükledik bilginize...


Anket
KÖYÜMÜZ ADINA YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNİN KURULMASI YÖNÜNDEKİ FİKRİNİZ NEDİR?

DERNEK KURULMALI
DERNEK KURULMALI
100% [7 Oy]

DERNEĞİN KURULMASINA GEREK YOK
DERNEĞİN KURULMASINA GEREK YOK
0% [0 Oy]

FİKRİM YOK
FİKRİM YOK
0% [0 Oy]

Oy: 7
Oy vermek için üye girişi yapmış olmanız gerekmektedir.
Başlama Tarihi: 27/08/2014

Anket Arşivi

Çevrimiçi Kullanıcılar
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 11

Çevrimiçi Üyeler: 0

Toplam Üye Sayısı: 83
En Yeni Üye: mujganokan

Ziyaret Sayıcı
Online : 26
Bugün Tekil : 797
Bugün Çoğul : 25778
Dün Tekil : 1123
Dün Çoğul : 31010
Toplam Tekil : 557045
Toplam Çoğul : 11808469
IP : 34.226.234.20


ÖKSÜZLÜ KÖYÜ WEB SİTESİ / KURUCU ADEM YAVUZ KIREKER

WEB TASARIM VEDAT ARAT